Mary Munter'in Kurumsal İletişim Çerçevesi Teorisi

Dartmouth Üniversitesi'nde Yönetim İletişimi profesörü olan Mary Munter'in kurumsal iletişim çerçevelerine ilişkin ortaya koyduğu iletişim teorisi, iş dünyasında ve akademik çevrelerde bazı kişiler tarafından benimseniyor. Kurumsal iletişimin başarısızlığıyla ilgili meselenin özüne indiği için ikinci kez bakmaya değer bir şey.

Tek yönlü İletişim

Birçok insan iletişimi bir kişiden diğerine tek yönlü bilgi akışı olarak düşünür. İletişim alınabilir ve alıcıdan orijinal gönderene bir cevap şeklinde geri akabilir, ancak iletişim yine de ileri veya geri tek yöndür. Bazı şirketler, bilginin genellikle organizasyonun tepesinden en alttakilere aktığı bu iletişim modelini benimser. Çoğu zaman, bilgi diğer yöne doğru akmaz.

Munter

Munter, daha döngüsel bir iletişim stratejisi görüşünün, bir bütün olarak organizasyon içindeki iletişimi artırmada daha etkili olabileceğini belirtti. Joel Kurtzman, Glenn Rifkin ve Victoria Griffith'in belirttiği gibi bu döngüsel çerçeve, Aristotelesçi retorik iletişim kavramına çok benzer. Analizlerinde, Munter'in kurumsal iletişim çerçevesi belirli bir konuşmacıdan ziyade bir bütün olarak organizasyonla başlar. Oradan, kuruluş, daha sonra kuruluşun mesajlarına yanıt veren seçmenleriyle iletişim kurmak için mesajlar kullanır. Organizasyonun, bileşenlerinin yanıtlarına yeniden yanıt vermesini gerektiren döngüsel bir iletişim modelidir.

Limitler

Munter'in örgütsel çerçevesinin gücü, iletişim için bir model sağlamasıdır. Ancak orada durması sınırlıdır. Bir kuruma bu iletişim stratejisini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu tüm bilgileri sağlayamaz. Örneğin, Joel Kurtzman, Rifkin ve Griffith'in de belirttiği gibi, iletişim çerçevesi, seçmenlerini bilmeyen ve anlamayan bir kuruluşa yardımcı olamaz. Örgütü oluşturanların bir miktar bilgisi olması gerekir, aksi takdirde örgüt, kurucularının mesajı duyup yanıtlayacağı umuduyla kör kararlar verir.

Bir Araya Getirmek

Munter'in kurumsal iletişim çerçevesinin özü, iletişimin kesinlikle bir bilgi akışı olmaktan ziyade bir diyalog olduğunun kabul edilmesidir. Bu diyalog devam etmeli ve basitçe tipik mesaj-cevap iletişim formundan kaynaklanan bir diyalog olamaz. Kaikias Consulting'in başkanı Julie Lang, bu tür bir iletişimin genellikle sadece konuşmak veya bilgi aktarmak için öğretmek yerine öğretme, öğrenme ve yapma gibi etkinlikleri içerdiğini belirtiyor. Mesaj, izleyiciye fayda sağlayacak ve bunun tersi olacak şekilde yapılandırılmalıdır.