Liderlik Dinleme Becerilerini Nasıl Geliştiririm?

Mesleki ve kişisel yaşamlarda dinleme, liderliği tanımlayan kritik bir beceridir. Ancak iki tür dinleme vardır: söyleneni duymak ve söyleneni aktif olarak anlamak. Mind Tools'a göre, gerçek aktif dinleme kararlılık ve konsantrasyon gerektirir. Daha etkili dinleme teknikleri uygulayarak, konuşmacının sözlerini yorumlamak yerine size söylenenleri daha iyi anladıkça liderlik kolaylaşır.

1

Dinlemenin ne anlama geldiğini anlayın. Kariyer Günlüğü dinlemeyi, "Başkalarının ne söylediğini ve söylemek istediğini bilmek ve insanları kendi sözlerini bildiklerinde rahat bırakmak" olarak tanımlar. Bu tanım basitçe, insanların sözlerini kesintiye uğratmadan konuşmalarına izin vermek anlamına gelir; ifadelerin aslında söylenenleri yansıtmayabileceğini ve dikkat dağıtıcı unsurlara girmeyebileceğini anlayın, böylece konuşmacı, sunumunun iyi karşılandığından emin olur.

2

Vücut dilinizi kontrol edin. Kariyer Günlüğü'nde Melanie Vogel, başka bir kişi sizinle konuşurken ağzınızı kapalı tutmanız, göz temasını sürdürmeniz, aktif olarak not almanız, kıpır kıpır ve kaşlarınızı çatmaya direnmeniz ve konuşmacı ile olan anlaşmanız veya anlaşmazlığınız hakkında bir açıklama sunmanız gerektiğini belirtir. Bu eylemler, konuşmacıyı endişeleri konusunda daha açık olmaya teşvik edecek ve bir lider olarak size daha fazla saygı duymanızı sağlayacaktır.

3

Sonuçlara atlamayı bırak. IBM'in eski CEO'su Lou Gerstner, 1993'te IBM'e geldiğinde, hemen sonuçlara varmamayı bir öncelik haline getirdiğini söyledi. "İlk ay dinledim ve sonuca varmamak için çok uğraştım" dedi. Hemen sonuca varmak, konuşmacının görüşlerini dinlemediğinizi, ancak gerçeklere değil, kesin varsayımlara dayalı bir fikir oluşturacağınıza dair bir itiraftır.

4

Sorular sorun ve konuşmacının girdisini başka kelimelerle ifade edin. Business Week, konuşmacının söyledikleriyle ilgilendiğinizi bilmesini sağlamak ve ilişkiye eşitlik katmak için konuyla ilgili sorular sormanızı önerir. Takip eden sorular ayrıca aktif olarak dinlediğinizi ve konuşmacının söylediklerini başka kelimelerle ifade ettiğinizi gösterir. Örneğin, konuşmacı yeni bir anlatımdan endişe duyuyorsa, endişesini özetleyin ve ardından konuyu net bir şekilde anlayıp anlamadığınızı sorun.